Öğr.Gör.Nurhayat VAROL- Kişisel Web Sayfası

ELAZIĞ’DA KAR KÂBUSU

28
Ocak
2016

Elazığlı olmanın her zaman gururunu yaşadım. Herkesin memleketi elbette kendisi için anlamlı ve özeldir. Ne yazık ki bazen karşılaşıyoruz memleketlerini söylerken kıvrananlar ya da en yakın şehri söylemek ihtiyacını duyanlar da yok değildir. Elazığ’ı seviyorum derken sadece fiziksel ortamı mı? Diyorum, hayır. Yaşam biçimi, sosyal yapı, eğitim, insanlar arasındaki diyalog, temel kültürümüz gibi faktörlerin hepsini kapsar. Bunun yanında olumsuz yönlerini de bulunduğum ortamda acımasız eleştirenlerdenim.

>> Devamını okuyun

AKADEMİK TEŞVİKE TOSLAYANLAR

31
Aralık
2015

Devlet yükseköğretim kurumları kadrolarında bulunan öğretim elemanları için akademik teşvik adı altında yeni bir uygulama başlatıldı. Öğretim elemanları yayınlamış oldukları makaleler, sundukları tebliğler, aldıkları atıflar, ürettikleri patenler, yürüttükleri araştırma ve projeler, düzenledikleri sergiler ve aldıkları ödüller bazında her ay ilave ücret alabilecekler. Bu uygulamaya 2016 yılı başından itibaren başlanılacak. Teşviklerin hesaplanmasında 2015 yılına ait veriler kullanılacak.

>> Devamını okuyun

BELEDİYENİN ASFALT ÇALIŞMALARI

02
Aralık
2015

Yerel yönetimlerin elbette yükü ağırdır, sorumluluğu fazladır, şehrin alt yapısı, üst yapısında birçok husus belediye sorumluluğundadır. Halka giden çoğu hizmetten memnuniyet ve şikâyet yine belediyeye göndermedir. Bir kente yapılabilecek hizmetin sınırı yoktur, ama olması gereken ivedi hizmetler vardır.  Bazen yapılan hizmetleri görmez acımasız eleştiririz, bazen Belediye’nin yaptığı sıradan bir hizmeti de abartarak konuşuruz.

>> Devamını okuyun

ELAZIĞ BELEDİYESİNE GÖNDERME

18
Kasım
2015

Her seçimde biz vatandaşlar adaylardan birisinin arkasında durur bazen tanımasak bile göklere çıkarır, diğer adayları yakinen tanımadığımız halde bazen duyumlarla, bazen önyargı ile yerden yere çalarız. Öyle ki; yakın tanımadıkları adaylara körü körüne bağlananlar ya da yine tanımadıkları adayların arkasından olumsuz konuşmalarından dolayı yakın arkadaşlarını kıranlar olabiliyor. Hatta aile bireyleri dahi seçilecek adaylar yüzünden sert konuşma ortamları yaratabiliyor. Kısaca verilecek bir oy nedeniyle ilişkiler yara alır, kalpler kırılır, küskünlükler başlar.  Elazığ halkı büyük hayaller ile seçim sandığına gider. Herkesin yüreğinde yatan bir aday vardır. Sonuçlar belli olur bazıları mutluluktan uçarlar, bazıları hüsrana uğralar.

>> Devamını okuyun

CUMHURİYET ve KADIN KİMLİĞİ

02
Kasım
2015

“Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır” ilkesini benimseyen Ulu Önder Atatürk, 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisini kurdu. 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi 1921 Anayasası olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda yapılan değişiklikle devletin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak ilan etti.

Atatürk’ün Cumhuriyet kavramını mecliste anlatmasından sonra coşkuyla “Yaşasın Cumhuriyet” sesleri ne kadar anlamlı, duygulu, milli duyguları kabartan bir tablo idi mutlaka… Cumhuriyet’in; egemenliğin kayıtsız ve şartsız ulusa ait olduğu, devletin temel organlarının seçimle işbaşına getirildiği bir rejim olmakla birlikte bir yönetim biçimi olduğu; Demokrasinin ise tüm vatandaşların devlet yönetimini şekillendirmede eşit haklara sahip olması demek olduğu vurgulanmıştı. Bu millet Cumhuriyet’i fazlasıyla hak etmişti. Cumhuriyet’in onuncu yıl kutlamalarının yapıldığı 1933 yılında, onuncu yıl nutkunda bu günün önemine ve en büyük bayram olduğuna değinilmişti.

>> Devamını okuyun