Öğr.Gör.Nurhayat VAROL- Kişisel Web Sayfası

SİSTEMDE KAYIP OLMAK

04
Eylül
2013

Amerika özgürlükler ülkesi olarak bilinir. Ne zaman?  Nasıl ? Kime göre? Soruları sıralanabilir. Kanıt olduğu sürece insanlaın haklarını her yerde arama şansları vardır. Ama sistemi bilmeyen yabancı insan  yol yordam öğreninceye kadar bayağı zaman harcar. Bir süre sistem içerisinde erir insanlar. Ancak zamanında gelmiş yerleşmiş, kendi aralarında lobi kurmuş azınlıkların dayanışmaları o azınlıktaki ülkelerden giden insanlara elbette çok yardımcı olmaktadırlar. Bunların başında Uzak Doğulular ve Hindistanlılar gelmektedir.

Ülkede kendi vatandaşlarına ve burada uzun süre kalanlar ile yıllar önce görevli gelenlerin bir kısmına bizdeki TC kimlik numarasının benzeri olan “Social Security Number” denilen sosyal güvenlik numarası verilir. Bu numara çok önemlidir.  Kurumlarda bütün işlemler bu numara ile yapılmakta ve kişisel bilgilere yine bu numara yardımıyla ulaşılabilinmektedir.   Özellikle kredi skoru sorgulaması önemlidir. Kredi skoru düşük olan birey kredi kartı alamaz, kredili alış veriş yapamaz. Kısaca baştan güveni kayıp etmiştir.

Trafikte  herhangi bir şekilde ceza alırsanız bütün sisteme yansıyor. Şöyle ki; trafik cezası alan kişinin aracı için ödediği aylık trafik sigorta ücreti hemen artar,  araba, ev veya değerli bir şey almaya kalkılırsa kişinin aldığı cezadan dolayı kredi notu düşer ve farklı bir vergi uygulanarak fiyat değişir. Yapılan hata ile kredi notunun düşürülmesi ve bu düşmenin bir çok alım satımda karşısına gelmesi bireyi daha çok dikkatli hale getirmektedir. Kredi borçlarının da zamanında ödenmesi bu kredi notunun yüksek olabilmesi  için çok önemlidir.

Araba sahibi olmak Amerika’da yaşam standardını yükseltmek için değil, bu ülkede yaşayabilmek için gereklidir. Ev başına değil, 16 yaşını bitirmiş kişi başına araba sayısını düşünmek gerekir. Eğer bu ülkede araç kullanmazsanız ve elit bölge denilen merkezden dışarıda da oturuyorsanız ekmek dahi alma şansı yoktur. Şehir içerisinde toplu taşıt araçları bazı eyaletlerde yok denecek kadar azdır. Bazı semtlerden de hiç geçmez. O nedenle bazı araç sürücülerine baktığımda bizim insanımızla karşılaştırıyorum o yaşta halen nasıl araç kullandıklarına şaşıyorum. Öyle ki aracından indiğinde yaşlılıktan yürümekte zorlandığı apaçık ortada.

Her şey para bu ülkede. Eğitimde üniversitelere verilen harçlar yabancılar için cep yakıyor. Bütün üniversiteler paralı. Sadece bazı eyaletler için geçerli olan birey kendi bulunduğu eyalette okuyorsa o eyalet kurallarına göre daha az harç ödemektedir. Hemen yanı başındaki başka eyalette okuyorsa okula ödenecek harç artmaktadır. Üniversite eğitimini kendi gençleri için daha cazip hale getirebilmek için bankalar çok düşük faiz ve geniş zamana yayılan geri ödeme planı çerçevesinde üniversite harçları için kredi vermektedirler.

Rüya ülke gibi görünen Amerika’da yaşam pahallı.  Orta halli kazanan insanların bir kısmı bir günde 3 farklı işe giderek yaşam standardını yakalamaya çalışmaktadırlar. El emeği işler gerçekten çok pahallı olduğu için bir çok insan arabasının tamircisi, evinin işçisi ve ustasıdır.  Bu kadar yoğun çalışma hayatında babaların çocuklarına çok fazla zaman ayıramadıkları gerçektir. Bu anlamda sıkıntı yaşamaktadırlar. Hayat sabahları çok erken başladığı için muntazam hayata alışık bu insanlar gece saat 23. Sıralarını hatırlayamazlar.

Alış veriş yerleri (Mall)  hafta sonları, akşamları, özel günlerde oldukça kalabalıktır.  Onlar alış verişi hobi olarak görürler. Alış veriş yapmasalar dahi dolaşıp bakanların sayısı fazladır. En güzel özellikleri bir ürünü olduğundan daha ucuza alırlarsa, onu büyük gururla anlatırlar. Oysa biz toplum olarak aldığımız ürünü olduğundan fazla gösterirsek sanki daha değerli olmaktadır.  Hiçbir şey almadan dolaşsanız dahi çalışan elemanlar güler yüzle gelerek selamlayıp nasılsınız der geçerler. Dikkatimi çekerdi. Sonra gördük ki alış veriş yapılan yerlerden bir mail adresinize elektronik posta geliyor. İçeriğinde personelden memnun kalıp kalmadığınız, sizinle ilgilenip ilgilenmediklerini anketlerle tespite çalışıyorlar. İşte personeli kontrol etme yöntemi bu olsa gerek. Pahallı bir ürün alınır. Onun hediye paketi olmasını isterseniz hemen onun için de ayrı ücret isterler.  

Amerikalılar için çalışma hayatında adeta vakit nakittir. Çünkü bir çok iş saatlik ücret ile yapılmaktadır. Saatlik ücretlerde ücret dolgun olduğu için işverenin boş geçecek bir dakikaya sabrı yoktur. Ev temizliğine giden hanımlar yine saat ücretiyle çalışmaktalar. Biz toplum olarak evimize gelen yardımcımıza yemek konusunda misafir gibi ağırlarken Amerika’da ev sahibi hanım yardıma gelen hanım ile pazarlık yapar yemek vermeyeceğini sandviçini getirmesini ister. Ne kadar küçük hesaplar diye düşünmemek mümkün mü? 

Özgürlüklerine çok düşkün olan toplum aile içerisinde özgür yaşamı tatmaya başlamaktadırlar. İlerleyen yıllar da da Kimse işi konusunda yorum yapmaz ve yorum yapılmasının da hoşlanmazlar.

Bireyselliğin ön planda olduğu, 1 cent (kuruş) eksik olduğunda ekmek dahi size verilmeyeceği, kurallı ülkede yaşamının bazen kolay olduğu bazen de çok sıkıcı olduğu ortamda yaşamak arzusu mutlaka zorunluluk  dışında sanırım kişiye ve alışkanlıklara bağlı olarak değişmektedir.

Etiketler

Yorumlar

Yorum Yapın !

Yorum yapmak için oturum açmalısınız.