Öğr.Gör.Nurhayat VAROL- Kişisel Web Sayfası

OTOBÜS ŞİRKETLERİ

04
Ağustos
2010

Türkiye’de ulaşım sektörünün geçmişine bakıldığında, karayolu taşımacılığının sürekli teşvik edildiği görülür. Otobüs sahipleri, çok zor şartlar altında vade ile aldıkları otobüsleri, ancak başabaş kurtaracak şekilde çalıştırabiliyorlar. Daha otobüs taksitleri bitmeden, otobüsler demode olabiliyor. Bu defa da otobüs işletmecileri otobüs sahibine aracını değiştirmesini, aksi takdirde şirketlerinde çalışamayacaklarını söyleyebilmektedir.

Otobüs şirketleri Türkiye genelinde sıkıntılı günler yaşıyor. Özellikle bir kente uçak seferleri varsa, o ilde faaliyet gösteren otobüs şirketlerinin önemli bir bölümü az yolcu ile seyahat etmek zorunda kalabiliyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi illere seyahat uzun zaman aldığından ve uçak ücretleri ile otobüs ücretleri arasında büyük farklar kalmadığından, vatandaş haklı olarak uçak ile seyahatı tercih edebilmektedir. Düzenli uçak seferleri yapıldığı için Siirt’ten uçağa binmek için  birçok vatandaşın Batman’a gittiklerini biliyoruz.

Otobüs şirketleri kendilerine çeki düzen vermek zorundadırlar. Rekabet edemedikleri takdirde tümden yolcularını kaybedebilirler. “Müşteri velinimettir” felsefesinden hareket ederek, davranışlarına dikkat etmek durumundadırlar. Müşteriye kibar davranmalı, huzurlu ve güvenli bir seyahat yapabilmeleri için her türlü imkânlarını seferber etmelidirler.

Geçenlerde bir okuyucum beni aradı. Bir otobüs şirketi ile ilgili başından geçen bir olayı anlattı. Olayın muhatabı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıfta okuyan bir kız öğrenci. Olay Elazığ’a ait bir otobüs şirketinde yaşanıyor. Yolcu Kayseri otobüs terminalinde ineceği için, bilet alırken otobüsün terminale girip girmeyeceğini defalarca soruyor. Kendisine otobüsün kesinlikle terminale gireceğini söylüyorlar. Otobüs Kayseri’ye vardığında, terminale girmiyor. Gerekçe olarak da otobüse binecek yolcu olamadığı söyleniyor. Bayan bu duruma itiraz ediyor. Gece vakti olduğunu, bilet alırken bu durumu defalarca sorduğunu ve kendisine söz verildiğini hatırlatıyor. Ama şoför giremeyeceğini, terminal önünde de durduğu takdirde ceza alacağını bu nedenle de daha ileride uygun bir yerde kendisini indirebileceğini belirterek yoluna devam ediyor. Terminalden epeyce uzak bir mevkide bayanı otobüsten inmeye zorluyorlar. Gece yarısı ve karanlık bir yerde bayan inince korkuyor. Cep telefonu ile babasını arıyor. Babası bir tanıdığı vasıtasıyla orara bir taksi gönderiyor ve netice bayan kaldığı yurda erişiyor.

Bayanın otobüsten indirildiği yerde, bir sapık bayanı taciz edebilirdi. Bu bayanın başına gelecek bir olumsuz olay sonucunda geleceği tamamen kararabilirdi. Otobüs şoförünün terminale giriş ücreti ödememek için yaptığı bu tasarruf, çok pahalı sonuçlar doğurabilirdi. Madem ki giriş ücreti ödememek için terminale girilmemesi sözkonusu olabilecektiyse, neden bilet satılırken bu durum bayana açıkça söylenmedi? Bu vatandaşın aldatılması anlamına gelmiyor mu?  Dahası otobüs ile seyahat edenlerin sayısında önemli düşüşlerin yaşandığı bir dönemde, otobüs şoförlerinin bu tür bir davranış sergilemesi, otobüs ile seyahat edenlerin azalmasına neden olmaz mı?

Siirt’e uçak seferlerinin olmadığı şu dönemde otobüs şirketleri daha da dikkatli davranmak durumundadırlar. İleri bir tarihte uçak seferleri başladığında, sağ duyulu vatandaş otobüs şirketlerinden gördüğü memnuniyet karşısında, hatıra boğulup otobüs ile seyahat etmeyi dahi hâlâ tercih edebilir. İyi bir otobüs işletmeciliği sayesinde uçağa karşı da rekabet edilebilir diye düşünüyorum.

Etiketler

Yorumlar

Yorum Yapın !

Yorum yapmak için oturum açmalısınız.