Öğr.Gör.Nurhayat VAROL- Kişisel Web Sayfası

23 NİSAN MI? BEN BİR ÇOCUĞUM !

24
Nisan
2019

TBMM’nin açılış tarihi 23 Nisan 1920’dir. Atatürk, 23 Nisan 1924’te 23 Nisan’ın bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. 23 Nisan 1929 yılından itibaren bu bayram Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. İşte bu tarih öyle güzel bir tarihtir ki her yıl 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmaktadır. Günün isimlendirmesi ne kadar anlamlıdır. Egemenliğin kelime anlamı yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik işte ulusun, yönetme yetkisine sahip olması demektir. Çocuk bayramında bu kavramın çocuklara hissettirilmesi ne kadar güzel ve anlamlıdır.

Büyük Ata’nın çocuklara verdiği önem milletin geleceği olarak onları görmesi ve yine çocuklara armağan ettiği bu bayramdan da anlaşılmaktadır. Aynı zamanda bu bayram bütün dünya çocuklarına armağan edilmiştir.
Çocuk olmak dünyanın en güzel duygusudur. Çocuk her zaman umut taşır, saftır, yüreği sevgi doludur, yufka yüreklidir, minicik beyinlerine ve yüreklerine kocaman dünyayı yerleştirirler. Bulundukları şartlar ne olursa olsun yüzlerindeki ifade heyecan verir. Bazen çevrelerinde olup bitenlerden bihaber olmanın avantajlarını yaşarlar. Çocuk basit plastik bir oyuncakla mutlu olur, çocuk bir sakız ile mutlu olur, o bir tebessüm ile mutlu olur, o saçlarının okşanmasıyla mutlu olur, o hayalleriyle mutlu olur… Onlar için o kadar çok mutlu olacak etmenler vardır ki…. İşte adlarına özel 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK Bayramında kendilerini Ata’nın huzurunda nasıl da özel hissederler. Bu duyguyu yaşatmaya devam etmek için biz ebeveynlere, eğitimcilere, medyaya düşen önemli sorumluluklar vardır.

Her 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı beni çocukluğuma götürür. Beni çocuklarımın çocukluğuna götürür. Okullarda günler öncesi başlayan hazırlıklar, sınıflar renga renk kâğıtlar ile süslenirdi. Okul bahçelerinde hazırlıklar da gözlenirdi, işitilirdi. Trampet çalma, yürüyüş yapma provalarını nasıl unuturum! Evet, biriktirdiğim çok anlamlı anılarım var… Büyüklerim beni milli duygularımı kabartarak ne kadar da güzel hazırlamışlar. Günler öncesinden heyecanlanırdık. Çocuktuk, kıyafetlerimiz çoktu, ama bayramda gösteri için seçildiğimiz rol ve giyindiğimiz kıyafet daha anlamlıydı. Rolleri üstlendiğimizde o rolün ruh haline bürünürdük. Örneğin: izci kıyafeti giyindiğim zaman sanki güvenlikten sorumluydum, vatan bekçiliği yapıyordum. Koruma duygularım ön plana çıkmıştı. Özel kıyafet giyindiğimde kendimi salon hanımı gibi hissetmiştim. Prenses kıyafeti giyinip rolümü üstlendiğimde, kendimi kitaplarda okuduğum prenses gibi hissetmiştim. Üstlendiğimiz her rolde Ata’ya karşı vazifemizi yapıyor olmanın mutluluğunu yaşıyorduk.

Bayram coşkusu bir başkaydı. Çocuk, anne-baba, öğretmenler bu etkinlikler içerisindelerdi. Törene giderken annem beni o gün daha bir özenle hazırlayıp yolcu ederdi. Her bayram babam elinde fotoğraf makinası, ne olur ne olmaz üşüme ihtimaline karşı kolunda hırkam ile beni izlerdi. Etkinlik sonrası beraber eve dönerdik. Bir çocuğun babasını bu anında yanında görmesi, kendisine vakit ayırdığını algılaması, o kadar çok anlamlıdır ki… Yıllar geçtikçe paha biçilemeyen anlar olduğunu anlıyorum.

Bayramları iliklerine kadar hissettiren bir eğitim sistemi ve aile olunca çocuk elbette daha bilinçli hareket edip, milli duyguları dorukta yaşar. Kendi ailemde gördüğüm, yaşadığım bu sağlam temeli, ben de anne olduktan sonra anne – baba olarak çocuklarımıza vermeye çalıştık ve başardığımız için de Allah’ıma şükrediyorum.

O kocaman stadyum alanında kutlamaların yapıldığı törende kürsüde yer alıp şiir okumanın keyfini ancak yaşayanlar bilir, belediye hoparlörlerinden gümbür gümbür şiir okuyanlar ancak o keyfi bilir, o bayramda Türk Bayrağını taşımanın gururunu ancak dalgalanın ay yıldızlı bayrağı taşıyan ve altında İstiklal Marşı okuyanlar bilir.

Geçen yıllar bazı duyguları küllendirmeye neden oluyor. Eski heyecan yok, evet üzülerek izliyorum maalesef yok… Uyansın gençlik, uyansın çocuklarımız, uyansın eğitimcilerimiz.
Ulu önder Atatürk’ün güzel bir kaç sözüyle bitirmek istiyorum. “ Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir.”, “Ulusal Egemenlik ulusun namusudur, onurudur, şerefidir.”, “Ulusal Egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur.”

Bu vesile ile çocuklarımızın ve okuyucularımın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarını kutlarım. Nice 23 Nisanlara…

Etiketler

Yorumlar

Yorum Yapın !

Yorum yapmak için oturum açmalısınız.